Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Ankara’nın siyasi koridorlarında yankılanan bir iddiayı dile getirerek, iktidarın 2026 yılı sonbaharında “baskın seçime” gitmeyi planladığını öne sürdü. Arıkan, bu sürecin zeminini oluşturan varlık barışı düzenlemelerinin piyasada yapay bir rahatlama yaratarak siyasi atmosferi etkileyeceğini ifade etti.
Arıkan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçiş sürecinde yapılan “erken seçim tartışmalarının sona ereceği” vaadinin gerçekleşmediğini belirterek, Türkiye’de bir yönetim krizi yaşandığını vurguladı. Muhalefetin, olası bir seçimden kaçınmayacağını ve en iyi şekilde mücadele edeceğini dile getiren Arıkan, iktidarın seçim için bir ihtiyaç olmadığını savunsa da, durumun aslında bir “baskın seçimi” işaret ettiğini kaydetti.
Yurt dışından gelecek olan kayıt dışı sermayenin, Türkiye’deki seçime hazırlık olarak kullanılacağını belirten Arıkan, bu düzenlemeyle birlikte ekonomide bir sıcak para akışı sağlanacağını öngördüklerini söyledi. Arıkan, bu sürecin fitilinin, yatırımcı Larry Fink’in Türkiye ziyaretinde ateşlendiğini ve Fink’in Cumhurbaşkanı ile yaptığı görüşmenin ardından gelişmelerin hızlandığını iddia etti.
Ekonomik tedbirlerin, seçim öncesi “pansuman tedavileri” ile yürütüldüğüne dikkat çeken Arıkan, geçmişte uygulanan benzer politikaları hatırlatarak, “2018-2023 seçimleri öncesinde faiz oranları yüzde 8,5’e düştü fakat seçim sonrası bu oran yüzde 50’ye kadar çıktı. Enflasyon ise kontrol altına alınamadı” şeklinde konuştu.
Kayıt dışı para girişinin önünü açacak uygulamaların Meclis’e taşınmasını eleştiren Arıkan, “Yurt dışından gelecek paranın kurallarının hiçe sayılması, akıllarda büyük soru işaretleri oluşturuyor” dedi. Arıkan, yapay bir parasal rahatlama sağlanarak, Türkiye’nin 2026 sonbaharında baskın bir seçime hazırlanma sürecinde olduğuna dair endişelerini ortaya koydu.