Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, savunma sanayisinin yenilikçi yapısına ve genç iş gücüne vurgu yaparak, uluslararası barış konusundaki önemine dikkat çekti. 9 Nisan 2026 tarihinde, ASELSAN Gölbaşı Teknoloji Üssü’nde gerçekleşen ‘Üniversite-Savunma Sanayi Güç Birliği’ etkinliğine katılan Yılmaz, “Savunma sanayi, 4 binden fazla firma ile birlikte ortalama yaşı 34 olan 100 bini aşkın çalışana sahiptir. Bu sektör, milli ekonomimizin en dinamik alanlarından biridir. Genç iş gücümüz, geleceğin bizim olduğunun bir göstergesidir” dedi.
Etkinlikte Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Ankara Valisi Vasip Şahin ve ASELSAN Genel Müdürü Ahmet Akyol da yer aldı. Akyol, katılımcılara yüksek teknolojili milli alt sistemler ve güncel projeler hakkında bilgiler sundu.
Cevdet Yılmaz, uluslararası gelişmelerin dünya sisteminde ciddi bir sınama yarattığını belirtti. Yılmaz, “Özellikle İsrail’in provokasyonu ile başlayan ve genişleyen İsrail-ABD ile İran arasındaki çatışma, küresel istikrarı olumsuz etkilemiştir. Son günlerde yapılan ateşkes, oldukça sevindirici bir adımdır. Türkiye Cumhuriyeti olarak, her zaman hem caydırıcı bir güç hem de barışın, müzakerelerin, adaletin ve hukukun savunucusu olmaya devam edeceğiz. Kalıcı barış umuduyla sürecin, bazı güçler tarafından sabote edilmemesini diliyoruz” şeklinde konuştu.
Yılmaz, Türkiye’nin milli teknoloji ve yetkinlik atılımlarının ülkeye güçlü bir yön kazandırdığını ifade etti. Savunma Sanayii Başkanlığı’nın bu atılımların temel aktörlerinden biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Bugün Türk savunma sanayisi, 20 milyar ABD doları aşan bir sektör cirosu, yaklaşık 3,5 milyar dolarlık Ar-Ge yatırımı, 1400’ün üzerinde aktif proje ve 100 milyar ABD dolarını aşan bir proje portföyü ile güçlü bir şekilde faaliyet göstermektedir. 2004 yılından bu yana uygulanan politikalar sayesinde, yerli katkı oranımız yaklaşık yüzde 20’lerden yüzde 80’lerin üzerine çıkmıştır. Bunun bir değişim olarak tanımlanması bile hafif kalır; savunma sanayinde bir devrim yaşadık. Yerli üretilen savunma ürünlerimiz, hem yurt içi hem de yurt dışı operasyonlarla dost ülkelerle paylaşılarak ihraç edilmektedir. 2025 yılında savunma ihracatımız, bir önceki yıla göre yüzde 48 artarak 10,54 milyar dolara ulaşmıştır. İlk kez çift haneli ihracatı gerçekleştirdik” ifadelerini kullandı.
Yılmaz, Türkiye’nin dünya genelinde 11. en büyük savunma ihracatçısı konumuna yükseldiğini belirterek, “2025 yılında Türk savunma şirketleri, modern savaş alanında önemli rol oynayan İHA’lar, SİHA’lar, helikopterler, kara ve deniz platformları, silah ve mühimmat, füze sistemleri, elektronik sistemler ve radar teknolojileri gibi geniş bir yelpazede birçok sözleşmeye imza atmıştır. Türk savunma sanayi ürünleri, 185 ülkeye ihraç edilmektedir ve yaklaşık 230 farklı ürün tipi dünya genelinde aktif olarak kullanılmaktadır” dedi.