
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında Hürmüz Boğazı ve nükleer program konusunda sert bir söz düellosu yaşandı. İki ülke arasındaki mutabakat zaptı görüşmelerinin İsviçre’de başladığı saatlerde, Trump, Washington’un Hürmüz Boğazı’nın “koruyucu meleği” olabileceğini ve petrol geçişinden pay alabileceğini ifade etti.
Trump, “Gerekirse boğazın kontrolünü ele geçirebiliriz. Onları paramparça ederim. Anlaşma yapmazlarsa, geçiş ücreti alırız” diyerek Tahran’ı tehdit etti. ABD Başkanı, Hürmüz Boğazı’nın açılmaması durumunda İran heyetinin evine dönemeyeceğini bildirdi.

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.
kaynak olarak ekleyin
TRUMP’TAN PEZEŞKİYAN’A SERT YANIT
Pezeşkiyan, Trump’ın tutumlarının geçmişe kıyasla 180 derece değiştiğini belirterek, “Zenginleştirme hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz; onlar da bunu kabul etmek zorunda kalacaklar” ifadesini kullanmıştı.
Fox News’e yaptığı değerlendirmede, Pezeşkiyan’a sert yanıt veren Trump, “Ağzından çıkana dikkat etse iyi olur. Kendine çeki düzen verse iyi olur, yoksa ülkesinin geri kalanını ele geçiririz” dedi.
Liderler arasındaki bu karşılıklı restleşme, müzakerelerin başladığı ilk günde anlaşma ihtimaline ilişkin soru işaretlerini artırdı.
Sosyal medya hesabından da bir paylaşım yapan Trump, doğrudan İran’ı hedef alarak, “İran, Lübnan’daki yüksek maaşlı vekillerinin sorun çıkarmasını derhal durdurmalı. Eğer durdurmazlarsa, geçen hafta yaptığımız gibi, İran’a yine çok sert bir darbe indireceğiz, hem de daha sert” uyarısında bulundu.
Trump, bölgedeki gerilimin sorumlusu olarak Tahran yönetimini göstererek, Hürmüz Boğazı açılmazsa müzakereler için İsviçre’de bulunan İran heyetinin “evine dönemeyeceğini” belirtti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan
HÜRMÜZ GERİLİMİ MÜZAKERELERİ GÖLGELEDİ
Trump’ın İran’la anlaşma sağlama çabaları önemli engellerle karşılaştı. Tahran yönetimi Hürmüz Boğazı’nı geçişlere kapatırken, İsrail ve Hizbullah arasında karşılıklı saldırılar devam etti. Cumhuriyetçiler arasındaki bazı isimler ise anlaşmayı sağlamak için çok fazla taviz verildiği yönündeki suçlamalarını sürdürdü.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, yaptırımların hafifletilmesi karşılığında İran’ın asla nükleer silah edinmemesini sağlamak amacıyla İsviçre’de üst düzey İran liderleriyle bir araya geldi.

TAVİZLER ELEŞTİRİLİYOR
Washington Post’un analizine göre, müzakere masasında bir atılım arayan Vance ve diğer üst düzey ABD’li yetkililer, Trump’ın çatışmaları durdurmak ve Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmak için ertelediği birçok konuda pazarlık yapmak zorunda kalacak. Bu durum, 28 Şubat’taki ilk ABD saldırılarından önceki statükoyu yeniden tesis etmek anlamına geliyor. Öte yandan, Beyaz Saray’ın müzakere masasına dönmek için sunduğu tavizler Trump’ın eleştirmenleri için temel bir saldırı noktası haline geldi.
Trump’ın daha önceki tutumlarıyla çelişen yeni yaklaşımı da dikkat çekti. İranlılara yardımın yolda olduğuna dair söz vermesine rağmen artık rejim değişikliği talep etmeyen Trump, ülkenin balistik füzelere neden ihtiyaç duyduğunu anladığını söyledi. Bu açıklama, İran’ın balistik füze programının sona ermesini isteyen İsrail’de tepkilere yol açtı. Trump ise borsanın yükselişini sekteye uğratacak her şeyden kaçınmak istediğini de açıkça belirtti.
Trump’ın şu anki müzakere pozisyonunun, savaş öncesi şubat ayındaki görüşmelere kıyasla daha az nüfuz içerdiği değerlendiriliyor. Trump’ın Basra Körfezi’nden petrol sevkiyatının durdurulmasını bir baskı noktası olarak açıkça belirtmesi ve Tahran’ın sadece gemilere yönelik saldırı tehdidiyle küresel enerji piyasalarında şoklar yaratabileceğini göstermesi, müzakerelerin seyrini belirleyen kritik unsurlar arasında yer alıyor.