Enerji Piyasasında Kriz: Ülkelerin Petrol Rezervleri Açıklandı

Enerji Piyasasında Kriz: Ülkelerin Petrol Rezervleri Açıklandı

7 Haziran 2026 tarihinde, İran savaşı ve Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının yarattığı arz krizi, dünya genelindeki acil durum stoklarını hızlı bir şekilde tüketmeye devam ediyor. Uzmanlar, bu tedarik zincirindeki büyük kopuşun, haziran ayı sonuna kadar ticari rezervleri kritik seviyelere düşürebileceğini ve petrol fiyatlarının 2008 yılındaki rekor düzeylere yükselebileceğini belirtiyor.

Küresel emtia piyasaları, Ortadoğu’da patlak veren çatışmalar ve Hürmüz Boğazı üzerindeki deniz trafiğinin durmasıyla, son yılların en büyük arz sıkıntısıyla mücadele etmek zorunda kalıyor. Özellikle bu kriz, Ortadoğu petrolüne bağımlı olan Asya ülkelerini ciddi şekilde etkiliyor ve hükümetleri acil eylem planları oluşturmaya zorlamıştır.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yapılan açıklamalara göre, piyasayı dengelemek ve fiyat istikrarını sağlamak amacıyla, mart ayında sanayileşmiş ülkelerin stratejik rezervlerinden toplam 400 milyon varil petrolün piyasaya sürülmesine öncülük edilmiştir. Ancak, kriz devam ettiği sürece bu rezervlerin ne kadar dayanabileceği sorusu gündeme geliyor.

Savaş öncesinde, küresel ham petrol piyasalarında görülen arz fazlası, büyük ekonomilerin güçlü stoklar oluşturmasını sağlamıştı. Krizin başlamasıyla birlikte, dünya genelindeki en büyük petrol rezervine sahip olan ülkeler arasında Çin (toplamda 1,4 milyar varil), ABD (413 milyon varil Stratejik Petrol Rezervi ve 411 milyon varil ticari stok) ve Japonya (263 milyon varil stratejik rezerv) öne çıkıyor. Avrupa Birliği (AB) üye ülkelerin ise yasal olarak 90 gün süreyle net ithalatı karşılayacak stokları bulunuyor.

IEA’nın 400 milyon varillik müdahalesine Almanya (19,5 milyon), Fransa (14,6 milyon), İspanya (11,6 milyon) ve İtalya (10 milyon varil) destek sağladı. Hindistan, 21 milyon varillik acil durum stokuyla, devlet şirketleriyle birlikte toplamda yaklaşık 74 günlük tüketimi karşılayabiliyor. Ayrıca, ABD’nin küresel arzı desteklemek için uyguladığı geçici yaptırım muafiyeti sayesinde, denizde bekleyen milyonlarca varil Rus petrolü, Asya pazarına ulaşabilir hale geldi.

Washington ile Tahran arasında olası bir diplomatik çözüm umutları sürse de, Hürmüz Boğazı’ndaki trafiğin hala kapalı olması, mevcut stokları hızla eritiyor. IEA verilerine göre, küresel petrol stokları mart ve nisan aylarında toplam 246 milyon varil azalarak tarihi bir düşüş kaydetti. IEA Başkanı Fatih Birol, petrol stoklarının “sonsuz olmadığını” ve üretim kapasitesinin eski seviyelerine geri dönmesinin uzun zaman alacağını vurguladı.

Benzer bir uyarı, ABD merkezli yatırım bankası Goldman Sachs’tan da geldi. Capital Economics Başekonomisti Neil Shearing, mevcut tüketim hızının devam etmesi halinde, ticari petrol stoklarının haziran sonuna kadar tehlikeli seviyelere inebileceğini ve fiyatların hızla yükselebileceğini belirtti.

Arz endişeleri ve artan jeopolitik riskler, ham petrol fiyatlarını şu an yüksek seviyelerde tutmaya devam ediyor. Columbia Üniversitesi Küresel Enerji Politikası Merkezi’nden Antoine Halff, krizin devam etmesi durumunda en büyük etkiyi Asya ülkeleri ve havacılık sektörü görecek; fiyat artışlarının ABD gibi güçlü üretici ülkelerde bile hissedileceğini belirtti. RBC Capital Markets Küresel Emtia Stratejisi Başkanı Helima Croft, piyasanın krizin boyutunu hafife aldığını ifade ederek, “Mevcut arz kaybı hızı sürerse, haziran ayında toplam kaybın 1,5 milyar varile ulaşabileceği ve bu durumun petrol fiyatlarını 2008’de görülen zirve seviyelere taşıyabileceği” uyarısında bulundu.

Author: Emre Koç